PREBİYOTİKLER VE PROBİYOTİKLERİN BAĞIRSAK MİKROBİYOTASINA DOSTLUĞU

Dyt. Burcu DEMİR

11 Temmuz 2018

Mikrobiyata nedir? Korunması ve düzenlenmesini nasıl sağlarız?

İnsanın üzerinde ve içinde yaşayan mikroorganizmaların tamamına “mikrobiyata” denir. İnsan vücudunun %10’u insan hücrelerinden, %90’ı mikroorganizmalardan oluşmaktadır. İnsan bağırsak mikrobiyomu temelde doğumdan kısa süre sonra anneden ve yaşanılan çevreden (diyet, genotip, çevresel etkileşimler) kazanılır. Bakteri, virüs, mantar ve protozoa (tek hücreli canlı) gibi çok sayıda mikroroganizmadan oluşan bağırsak mikrobiyatasının fonksiyonu ve kompozisyonu doğum şekli, anne sütü alımı, antibiyotik kullanımı ve beslenme gibi çeşitli faktörlerden etkilenmektedir. Bu faktörler arasında beslenme, düzenlenebilir bir etmen olması nedeniyle önemlidir.

Mikrobiyotanın sağlıklı olması için nasıl beslenmeliyiz?

Sağlıklı mikrobiyatası olan bir kişi sağlıklı bir bedene sahip demektir. Her insanın parmak izi gibi kendisine özel bir mikrobiyatasının olduğunu bilip sağlıklı beslenerek vücudundaki mikrobiyota dengesini koruması, her geçen gün daha çok kişinin önem verdiği sağlık göstergelerindendir. Mikrobiyatanın düzenlenmesinde diyetin prebiyotik içeriği kadar, alınan canlı probiyotik mikroorganizmalar da önemlidir.
Yüksek hayvansal protein ve doymuş yağ, düşük posa ve karbonhidrat içeren diyetlerin bağırsak mikrobiyatasının zenginliğini ve çeşitliliğini azalttığı, yüksek posalı ve bitkisel bazlı diyetlerin ise bağırsaktaki bakteri çeşitliliğini artırdığı saptanmıştır.

Probiyotik nedir?

Probiyotikler, insan organizmasının yararına çalışan, sağlıklı yaşam adına vazgeçilmez olan canlı bakterilerdir. Bağırsak duvarını zararlı mikroorganizmalardan korurlar ve bağırsak hareketliliğini artırırlar. Bağışıklık sistemini kuvvetlendirirler ve enfeksiyonla mücadelede bulunurlar. Probiyotik bakterilerin bağırsakta çoğalmasında prebiyotiklerin etkisi büyüktür.

Probiyotik bulunan besinler nelerdir?

Probiyotikler; yoğurt, ayran, kefir, yumuşak yıllanmış peynir, fermente süt, keçi sütü, sirke, lahana ve salatalık turşusu, kombu çayı, bitter çikolata, tereyağında bulunur. Tahılların fermentasyonu ile tarhana, boza, şalgam suyu gibi besinler de probiyotik özellik taşımaktadır.

Prebiyotik nedir?

Prebiyotikler, sindirilmeyen ancak bağırsakta fermente olan ve kolondaki bakterilerin çoğalmasını ve etkinliğini olumlu yönde etkileyerek aynı zamanda konağın sağlığını da iyileştiren besin öğeleridir. Tüm posa kaynakları prebiyotik olarak sınıflandırılamaz, ancak birçok prebiyotik, diyet posası olarak sınıflandırılabilir. Prebiyotiklerin tüketimi sağlığın yararı için gastrointestinal mikrobiyatanın modifiye edilebileceği bir diyet stratejisidir.

Prebiyotik bulunan besinler nelerdir?

Prebiyotikten zengin besinler hindiba kökü, domates, muz, çekirdeksiz etli meyveler, yer elması, yeşil yapraklı sebzeler, kuru baklagiller, yulaf, arpa, sarımsak, soğan, pırasa, enginar, arpa kepeği/tahıllar, buğday kepeği, keten tohumu, kakao, kuşkonmazdır. Meyveler, sebzeler, tahıllar ve diğer yenilebilir bitkiler prebiyotikleri oluşturan karbonhidratların kaynağıdır. Yapay olarak üretilen bazı prebiyotikler galaktooligosakkaritler, laktüloz, fruktooligosakkaritler, siklodekstrinler, laktosakkaroz ve maltooligosakkartilerdir.

Doğal ürünlerde prebiyotik bulunur mu?

Doğal ürünlerde prebiyotikler bulunur, ancak besinlere de eklenebilirler. Bu eklemelerin amacı, besin ve sağlık değerini artırmaktır. Bunlardan bazıları; inülin, FOS, laktüloz, galaktoz ve beta-glukan türevleridir. Bu maddeler probiyotikler için bir ortam olarak görev yapar, onların çoğalmalarını uyarır. Konstipasyonun azaltılması, inflamatuar bağırsak hastalığı, hepatik ensefalopati tedavisi, kolesterol safra taşlarının ve bağırsak kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi için kullanılabilir.

BÜLTENİMİZE KAYDOLUN

Kulübümüze ait tüm etkinlik ve hizmetlerimizden haberdar olmak için bültenimize kayıt olun